057 / 100260 H. · 874 M.Sâmerrâ / Irakyaşıyor
Ayrılığın düğümü
Hasan el-Askerî’nin vefatı, taraftarlarını uzun bir belirsizliğe soktu; erken imâmî kaynaklar bile o günlerde topluluğun onlarca gruba bölündüğünü kaydeder. Zamanla kabul gören görüş, imamın bir oğlu bulunduğu ve gizlendiği yönünde oldu. Yaklaşık yetmiş yıl süren ve dört vekil eliyle yürütülen «küçük gaybet», 329 yılında yerini bugün de devam ettiği kabul edilen «büyük gaybet» dönemine bıraktı.
Temel iddiaları
- On iki imam nassla tayin edilmiştir ve mâsumdur.
- On ikinci imam gizlenmiştir; adaleti kurmak üzere dönecektir.
- Gaybet döneminde dinî yetki, şartları taşıyan fakihlerdedir.
- İmamların ilmi, sıradan insanların ilminden farklı bir kaynağa dayanır.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bu inancın en zayıf yeri kendi tarihidir: imamın bir oğlu bulunduğu iddiası, vefat anında topluluğun büyük bölümünce bilinmiyordu. Ehl-i sünnet, imamlara mâsumluk ve gizli ilim nispet etmez; dinin ümmete açıkça ve toptan tebliğ edildiğini, saklanan bir bölümünün bulunmadığını esas alır. Ehl-i beytin fazlı ise ayrı bir hakikattir ve inkâr edilmez.
Akıbet
Bugün Şîa’nın en kalabalık kolu bu çizgi üzeredir; İran, Irak, Azerbaycan, Lübnan ve Körfez’de geniş topluluklar hâlindedir.
Künye
- Dönem
- 260 H. · 874 M.
- Aile
- Şia
- Kol
- İmâmiyye
- Kilit şahsiyet
- Hasan el-Askerî sonrası imâmî çevre (vefat 260 H.)
- Bölge
- Sâmerrâ / Irak
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- gaybet-i suğrâ
- İmâmî inançta imamın vekiller aracılığıyla ulaşılabildiği kabul edilen ilk dönem.
- gaybet-i kübrâ
- Vekâletin sona erdiği ve bugün de sürdüğü kabul edilen uzun gizlilik dönemi.
- ismet
- Günahtan korunmuşluk. İmamlara nispet edilmesi, İmâmiyye ile Ehl-i sünnet arasındaki ayrılık noktalarındandır.