KavâidZarûret ve Meşakkat9. kāide, toplam 22
Zarûretler Mahzurları Mübah Kılar
Hayatî bir tehlike varsa yasak, o tehlikeyi giderecek ölçüde geçici olarak kalkar.
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 21Metin
الضَّرُورَاتُ تُبِيحُ الْمَحْظُورَاتِ
ed-darûrâtü tübîhu’l-mahzûrât

Şerh
Mecelle m. 21: «Zaruretler memnu olan şeyleri mübah kılar.» Kāidenin nassı, haram kılınan yiyecekleri sayan âyetin sonundaki istisnadır: «Kim mecbur kalırsa, saldırmaksızın ve haddi aşmaksızın, ona günah yoktur» (Bakara 2/173).
Zarûret, teknik bir terimdir: beş temel değerden birinin — can, din, akıl, nesil, mal — telef olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıdır. Sıkıntı, zorlanma veya kâr kaybı zarûret değildir.
Kāide yalnız başına asla kullanılmaz; hemen ardından gelen «zarûret kendi miktarınca takdir olunur» kāidesiyle birlikte işler. Aksi hâlde tek bir zarûret iddiası bütün yasakları açan bir anahtara döner.
Kāidenin işlemesi için
- Zarûretin fiilen mevcut veya kesine yakın beklenir olması; vehim yeterli değildir.
- Yasağa başvurmaktan başka bir çıkış yolunun bulunmaması.
- İşlenecek mahzurun, giderilen zarardan daha büyük bir zarara yol açmaması.
Kāide burada işlemez3 istisna
İstisnalar
- Masum bir cana kıymak hiçbir zarûretle mübah olmaz; kendi hayatını kurtarmak için başkasını öldürmek kāidenin dışındadır.
- Zarûret, başkasının hakkını iptal etmez (Mecelle m. 33). Açlıktan ölmek üzere olan kimse başkasının malını yiyebilir, fakat bedelini öder.
- Cumhûra göre zinâ, zarûret gerekçesiyle mübah hâle gelmez.
Tatbik vakaları
Açlıktan ölüm tehlikesi
- Durum
- Çölde kalan kimsenin önünde yalnızca leş vardır ve başka hiçbir yiyecek yoktur.
- Devreye giren kāide
- Canın telefi kesindir; helâl alternatif yoktur.
- Sonuç
- Ölmeyecek kadar yemesi mübahtır; doyuncaya kadar yemesi kāidenin dışındadır.
Tedavide haram madde
- Durum
- Bir ilacın bileşiminde haram sayılan bir madde vardır; hastalık ciddîdir.
- Devreye giren kāide
- Zarûretin gerçekleşmesi, helâl alternatifin bulunmamasına bağlıdır.
- Sonuç
- Helâl ve eşdeğer bir alternatif varsa kāide işlemez; yoksa uzman hekimin belirlediği ölçüde izin verilir.
İhtilaf notuHaramla tedavinin caiz olup olmadığı klasik bir ihtilaftır. Bir grup âlim, «Allah haram kıldığı şeyde şifa yaratmamıştır» rivayetine dayanarak alternatif varken caiz görmez; diğerleri zarûret şartları gerçekleşmişse cevaz verir.
İkrâh altında söylenen söz
- Durum
- Kişi, öldürülme tehdidiyle küfür sözü söylemeye zorlanır.
- Devreye giren kāide
- Nass bu duruma açıkça istisna getirmiştir: «Kalbi îmanla dolu olduğu hâlde zorlanan hariç» (Nahl 16/106).
- Sonuç
- Kalbi îmanla mutmain olduğu hâlde diliyle söyleyene ruhsat vardır; direnip sabretmek ise azîmettir.
Kaynakça
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i Külliyye, madde 21 — Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyeti
- Görsel: The Metropolitan Museum of Art · CC0
Bu sayfa eğitim amaçlı bir özettir, fetvâ değildir. Kāidenin nasıl işlediğini gösterir; belirli bir olay hakkında hüküm vermez. Mezhepler arasında ihtilaf bulunan yerlerde bu ihtilaf «İhtilaf notu» olarak işaretlenmiştir. Amelî bir mesele için ehline ve birincil kaynaklara müracaat ediniz.