013 / 100yak. 94 H. · yak. 713 M.Basra / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Ebû Beyhes, Emevî valilerinin takibinden kaçarak Medine ve Basra arasında dolaştı ve sonunda yakalanıp öldürüldü. Ona nispet edilen görüşün çekirdeği şudur: iman yalnız ikrar ve amel değil, dinin hükümlerini tafsilatıyla bilmektir. Böylece cehalet, mazeret olmaktan çıkıp imanı ortadan kaldıran bir eksiklik hâline geldi.
Temel iddiaları
- İman; bilmek, ikrar etmek ve amel etmekten oluşur, biri eksilirse iman kalmaz.
- Helâl ve haramı tafsilatıyla bilmeyen kişi mümin sayılmaz.
- Kişi, hakkında hüküm inmemiş bir konuda susmakla mükelleftir.
Ehl-i sünnetin cevabı
İlim ile iman arasında bağ kurmaları isabetlidir; fakat her mükellefi bütün ayrıntıları bilmekle yükümlü tutmak, Allah’ın hiç kimseye gücünün yetmeyeceğini yüklemediğini bildiren âyete aykırıdır. Selef, dinin bilinmesi zorunlu esaslarıyla ayrıntı hükümlerini ayırmış, ikincisinde bilgisizliği mazeret saymıştır.
Akıbet
Kurucusunun öldürülmesinden sonra dağıldı; adı ikinci yüzyıldan sonra yalnız fırak kitaplarında geçer.
Künye
- Dönem
- yak. 94 H. (tahminî) · yak. 713 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- Hariciler
- Kilit şahsiyet
- Ebû Beyhes el-Heysem b. Câbir (vefat yak. 94 H.)
- Bölge
- Basra / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- iman-amel
- Amelin imandan sayılıp sayılmadığı tartışması. Ehl-i sünnetin cumhuruna göre amel imandandır ve iman artıp eksilir.
- cehâlet mazereti
- Bir hükmü bilmeyen kimsenin sorumlu tutulmaması. Sınırı, delilin o kişiye ulaşıp ulaşmadığıdır.