058 / 100yak. 260 H. · yak. 874 M.Sâmerrâ / Şam kıyılarıyaşıyor
Ayrılığın düğümü
İmâmî çevrede ortaya çıkan Muhammed b. Nusayr, imamlar hakkında aşırı sözler söyledi ve kendisinin onlar adına konuşan bir kapı (bâb) olduğunu ileri sürdü. Zamanla Suriye kıyı dağlarına çekilen topluluk, kapalı bir yapı hâline geldi; inanç metinlerini yalnız kendi içinde aktardı. Dışarıya dönük bilgi azlığı sebebiyle klasik kaynaklardaki tasvirler büyük ölçüde muhaliflerinin naklidir; bu kayıt da o sınırı belirterek verilmektedir.
Temel iddiaları
- Ali’ye (r.a.) ilâhî bir mertebe nispet edilir.
- Din, zâhir ve bâtın olmak üzere iki katmanlıdır; asıl olan bâtındır.
- İnanç esasları ancak kademeli olarak ve topluluk içinde öğretilir.
- Bazı ibadetler sembolik anlamlarıyla anlaşılır.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bir insana ilâhlık nispet etmek, İslâm’ın ilk cümlesiyle çelişir; Ali (r.a.) hakkında böyle söyleyenleri bizzat kendisinin reddettiği nakledilmiştir. Şeriatın zâhirini bâtına feda etmek ise, Kur’an’ın apaçık bir dille indiğini bildiren âyetlerle bağdaşmaz. Ehl-i sünnetin itirazı inancadır; şahıslara yönelik bir husumet değildir.
Akıbet
Topluluk bugün Suriye’nin kıyı bölgesinde ve çevresinde varlığını sürdürmektedir.
Künye
- Dönem
- yak. 260 H. (tahminî) · yak. 874 M.
- Aile
- Şia
- Kol
- Gulât
- Kilit şahsiyet
- Muhammed b. Nusayr en-Nemîrî (vefat yak. 270 H.)
- Bölge
- Sâmerrâ / Şam kıyıları
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- zâhir-bâtın
- Dinin biri herkese açık, diğeri seçkinlere mahsus iki katmanı bulunduğu iddiası.
- gulüv
- Aşırılık; özellikle Ehl-i beyt mensuplarına beşer üstü mertebe nispet etme.