018 / 100yak. 110 H. · yak. 728 M.Kirman / Sicistantarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Acâride’nin doğu kolunda, kulun fiillerinin yaratılışı üzerine sert bir tartışma çıktı. Meymûn b. Hâlid ve taraftarları, insanın fiilini kendisinin meydana getirdiğini, kötülüğün Allah’a nispet edilemeyeceğini savundu. Şehristânî ve Bağdâdî, bu kola ayrıca Yûsuf sûresini Kur’an’dan saymama görüşünü nispet eder; bu iddia onların kendi metinlerinden değil, muhaliflerinin naklinden bilinmektedir.
Temel iddiaları
- Kul kendi fiilini kendisi meydana getirir; şer Allah’a nispet edilemez.
- İstitâat (güç yetirme) fiilden öncedir.
- Allah kulundan ancak yapabileceğini ister.
Ehl-i sünnetin cevabı
Ehl-i sünnet, kulun gerçek bir tercihi ve sorumluluğu olduğunu kabul eder; fakat her şeyi bir ölçüyle yarattığını bildiren âyet karşısında fiilin yaratılışını kuldan bilmez. Kul kesbeder, Allah yaratır. Kur’an’ın bir sûresini eksiltmek ise, mütevâtir naklin toptan reddi demektir ve bu iddia hangi topluluğa nispet edilirse edilsin kabul edilemez.
Akıbet
Doğu İran’daki dar çevresiyle sınırlı kaldı ve dördüncü yüzyıla varmadan izi kayboldu.
Künye
- Dönem
- yak. 110 H. (tahminî) · yak. 728 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- Hariciler · Acâride
- Kilit şahsiyet
- Meymûn b. Hâlid (vefat bilinmiyor)
- Bölge
- Kirman / Sicistan
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- kader
- Allah’ın olacakları ezelde bilmesi ve takdir etmesi. İnkârı Kaderiyye’nin, aşırı kabulü Cebriyye’nin görüşüdür.
- istitâat
- Kulun bir fiile güç yetirmesi; bu gücün fiilden önce mi onunla birlikte mi bulunduğu tartışılmıştır.
- kesb
- Fiili Allah’ın yaratması, kulun ise onu kazanması. Ehl-i sünnet kelâmının cebir ile kader arasındaki çözümüdür.