017 / 100yak. 105 H. · yak. 723 M.Basra / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Basra’da Hasan-ı Basrî’nin ders halkasında büyük günah sahibinin durumu soruldu. Vâsıl b. Atâ, Hâricîlerin «kâfirdir» ve Mürcie’nin «tam mümindir» hükümlerinin ikisini de reddederek «iki menzil arasında bir menzildedir» dedi ve halkanın kenarına çekildi. Bu çekilmeden (i‘tizâl) sonra ekolün adı doğdu. Sonraki nesillerde görüş, beş esas hâlinde sistemleştirildi.
Temel iddiaları
- Büyük günah sahibi ne mümindir ne kâfir; ikisi arasındadır.
- Tevhid, Allah’ın zâtından ayrı ezelî sıfatlar bulunmamasını gerektirir.
- Adalet, kulun fiilini kendisinin yaratmasını gerektirir.
- Allah’ın vaadi ve tehdidi kesindir; büyük günah sahibi affedilmez.
- İyiliği emretmek, gerektiğinde güç kullanmayı da içerir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Ehl-i sünnet, büyük günah sahibini imanı eksilmiş bir mümin sayar; onu ne dinden çıkarır ne de günahını hafifletir. Kur’an, kul hakları dışındaki günahları dilerse bağışlayacağını bildirmiştir; «affedilmez» hükmü bu âyetin önüne geçemez. Sıfatların zâttan ayrı düşünülemeyeceği kaygısı anlaşılırdır, fakat çözümü nassı boşaltmak değil, keyfiyeti Allah’a bırakmaktır.
Akıbet
İki asır boyunca en güçlü kelâm ekolü oldu; beşinci yüzyıldan sonra müstakil bir mezhep olarak sönerek mirası Zeydiyye ve İmâmiyye kelâmına geçti.
Künye
- Dönem
- yak. 105 H. (tahminî) · yak. 723 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Mutezile
- Kilit şahsiyet
- Vâsıl b. Atâ (vefat 131 H.)
- Bölge
- Basra / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- menzile beyne’l-menzileteyn
- Mutezile’nin görüşü: büyük günah sahibi ne mümin ne kâfirdir, ikisi arasında bir yerdedir.
- usûl-i hamse
- Mutezile’nin beş esası: tevhid, adl, va‘d ve vaîd, menzile beyne’l-menzileteyn, emir bi’l-ma‘rûf.
- i‘tizâl
- Ayrılma, çekilme. Vâsıl b. Atâ’nın ders halkasından çekilmesine nispetle ekole ad olmuştur.