019 / 100yak. 110 H. · yak. 728 M.Kûfe / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Mürcie içinde en ileri giden kollardan biri, imanı Allah’ı bilmek ve O’na boyun eğmekten ibaret saydı. Bu tanıma göre kişi hiçbir ameli yerine getirmese bile imanı eksilmezdi. Görüş, Kûfe’deki kelâm tartışmalarında sert eleştiri aldı ve fıkıh çevrelerinin çoğunluğu tarafından reddedildi.
Temel iddiaları
- İman, kalbin bilgisi ve boyun eğişinden ibarettir.
- Amellerin terki imana zarar vermez.
- İman bir bütündür; artmaz ve eksilmez.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bu tanım, Kur’an’ın iman ile sâlih ameli sürekli birlikte anmasını anlamsız kılar. Peygamber ﷺ imanın yetmişi aşkın şubesi bulunduğunu bildirmiş, en alt basamağına yoldan eziyeti kaldırmayı yerleştirmiştir; ameli tamamen dışarıda bırakan bir tanım bu hadisle bağdaşmaz. Selef, günahkârı tekfîr etmemekle onu rahatlatmayı asla karıştırmamıştır.
Akıbet
Müstakil bir topluluk olarak devam etmedi; adı fırak literatüründe Mürcie’nin aşırı ucu olarak kaydedildi.
Künye
- Dönem
- yak. 110 H. (tahminî) · yak. 728 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Mürcie · Yûnusiyye
- Kilit şahsiyet
- Yûnus b. Avn en-Nümeyrî (vefat bilinmiyor)
- Bölge
- Kûfe / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- ircâ
- Hükmü erteleme. Mürcie’ye adını veren tavırdır; ilk hâli siyasî sükût, sonrası itikadî bir görüştür.
- ma‘rifet
- Bilme. İmanı yalnız bilgiye indiren tanımlar, bu kavram üzerinden kurulmuştur.
- iman-amel
- Amelin imandan sayılıp sayılmadığı tartışması. Ehl-i sünnetin cumhuruna göre amel imandandır ve iman artıp eksilir.