047 / 100yak. 230 H. · yak. 844 M.Rey / İrantarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Neccâr, Allah’ın zâtından ayrı sıfatlar bulunmadığı görüşünde Mutezile ile birleşti; fakat kulun fiilini Allah’ın yarattığını söyleyerek onlardan ayrıldı. Kur’an’ın mahlûk olduğunu kabul etti, buna karşılık âhirette rü’yeti bütünüyle reddetmeyip kalple bilinme şeklinde yorumladı. Bu karma yapı, ekolün her iki taraftan da eleştiri almasına yol açtı.
Temel iddiaları
- Allah’ın zâtından ayrı ezelî sıfatları yoktur.
- Kulun fiilini Allah yaratır, kul kesbeder.
- Kur’an mahlûktur.
- Âhiretteki görme, kalple bilme anlamındadır.
Ehl-i sünnetin cevabı
Kesb konusunda Ehl-i sünnete yaklaşmaları kaydedilmeye değerdir; ancak sıfatları iptal etmek ve rü’yeti bilgiye çevirmek, aynı itirazın iki yeni biçimidir. Müminlerin Rablerine bakacağını bildiren âyet ile bunu haber veren sahih hadisler, görmenin gerçek bir görme olduğunu ortaya koyar.
Akıbet
Rey ve çevresinde bir süre yaşadı, beşinci yüzyıldan sonra izi kalmadı.
Künye
- Dönem
- yak. 230 H. (tahminî) · yak. 844 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Cebriyye · Neccâriyye
- Kilit şahsiyet
- Hüseyin b. Muhammed en-Neccâr (vefat yak. 230 H.)
- Bölge
- Rey / İran
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- kesb
- Fiili Allah’ın yaratması, kulun ise onu kazanması. Ehl-i sünnet kelâmının cebir ile kader arasındaki çözümüdür.
- rü’yetullah
- Müminlerin âhirette Allah’ı görmesi. Ehl-i sünnete göre nasslarla sabittir.