031 / 100132 H. · 750 M.Ummanyaşıyor
Ayrılığın düğümü
Emevî düzeninin çökmesiyle doğan boşlukta Umman uleması el-Cülendâ b. Mes‘ûd’a biat etti ve İbâdî öğretinin «zuhûr» dediği açık imâmet hâli fiilen kuruldu. İmam seçimle geliyor, şartları yerine getirmezse azledilebiliyordu. Abbâsî kuvvetleri kısa sürede bu ilk imâmeti dağıttı; fakat model kaldı ve Umman’da yüzyıllar boyunca defalarca yeniden kuruldu.
Temel iddiaları
- İmam soyla değil ehliyetle seçilir ve şartları bozarsa azledilir.
- Topluluğun hâli; gizlilik, savunma, fedakârlık ve açık imâmet olmak üzere dört mertebedir.
- Devlet, ulemanın denetimi altındaki bir emanettir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Yöneticiyi denetlenebilir bir emanetçi saymaları, İslâm siyaset düşüncesinde ciddiye alınmayı hak eden bir vurgudur. Ehl-i sünnet de zulmü meşrû görmez; ayrıldığı nokta, her ihtilafta azil ve ayaklanmayı bir hak saymanın doğurduğu istikrarsızlıktır. İtikadî ayrılık ise imâmet meselesinde değil, Kur’an’ın mahlûk sayılması ve rü’yetin reddedilmesindedir.
Akıbet
Bu model Umman’da yirminci yüzyıl ortalarına kadar aralıklarla yaşadı; ülkenin İbâdî kimliği bugün de sürmektedir.
Künye
- Dönem
- 132 H. · 750 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- İbâdiyye
- Kilit şahsiyet
- el-Cülendâ b. Mes‘ûd (vefat 134 H.)
- Bölge
- Umman
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- zuhûr
- İbâdî öğretide imâmetin açıkça ilân edildiği ve devlet düzeyinde kurulduğu hâl.
- kitmân
- Topluluğun daveti gizli yürüttüğü hâl; İbâdî öğretide açık imâmetin (zuhûr) karşıtıdır.