İbn Kesîr
«Allah'a hakkıyla takva edin» — takva, Allah'ın emrettiğini yapmak, yasakladığından kaçınmak ve O'nun azabından sakınmaktır. «Hakkıyla» kelimesi, takvanın sadece sözde değil, amelde tam olması gerektiğini bildirir.
Tefsir
Âl-i İmrân 3:102
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ
Ey iman edenler! Allah'a gereği gibi takva edin.
Özet: takva
«Allah'a hakkıyla takva edin» — takva, Allah'ın emrettiğini yapmak, yasakladığından kaçınmak ve O'nun azabından sakınmaktır. «Hakkıyla» kelimesi, takvanın sadece sözde değil, amelde tam olması gerektiğini bildirir.
Takva, kalpte Allah korkusu, dilde doğruluk, elde helal kazanç ve ayakta Allah'ın yasaklarından kaçınmaktır.
Ayetin devamı «Müslüman olarak can verin» der; takva, ölünceye kadar sürmesi gereken bir hâl olarak anlaşılır.
Bu ayet, önceki ayetlerdeki «Allah'ın ipine sarılma» emrinin şartı gibidir; takvasız birlik, sağlam bir birlik olmaz.
«Hakka tukâtihî» ifadesi bazı âlimlere göre daha sonra «Allah'tan gücünüz yettiğince korkun» (Tegâbün 64:16) ayetiyle açıklanıp kolaylaştırılmıştır; takva, güç nispetindedir.
Takva, gizli-açık günahlardan sakınmaktır. Mümin, Allah'ın gördüğünü bilerek yaşar.
«Hattâ tukâtihî»: Takva, Allah'ın hakkını tam ödemek demektir; yani O'nun emir ve yasaklarına tam riayet.
«Allah'a hakkıyla takva edin» — takva, Allah'ın emrettiğini yapmak, yasakladığından kaçınmak ve O'nun azabından sakınmaktır. «Hakkıyla» kelimesi, takvanın sadece sözde değil, amelde tam olması gerektiğini bildirir.