İbn Kesîr
«Göklerin ve yerin yaratılışında akıl sahipleri için ibretler vardır» — Allah'ın kudretini gösteren âyetleri tefekkür etmek, ulü'l-elbâbın (derin akıl sahiplerinin) alametidir.
Tefsir
Âl-i İmrân 3:190
إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ لَآيَاتٍ لِّأُولِي الْأَلْبَابِ
Göklerin ve yerin yaratılışında akıl sahipleri için ibretler vardır.
Özet: ilim
«Göklerin ve yerin yaratılışında akıl sahipleri için ibretler vardır» — Allah'ın kudretini gösteren âyetleri tefekkür etmek, ulü'l-elbâbın (derin akıl sahiplerinin) alametidir.
Bu ayetten sonrakiler, gece gündüz Allah'ı zikreden ve yaratılış üzerine düşünenlerin vasfını anlatır.
Rivayet edilir ki Peygamber (s.a.v.) bu ayeti işitince ağladı ve «Bunu düşünmeden okuyana yazıklar olsun» buyurdu; ayet salt okumayı değil, tefekkürü emreder.
Bu ayet, Âl-i İmrân sûresinin sonunda gelerek, sûre boyunca anlatılan iman-küfür mücadelesini kâinat delilleriyle taçlandırır.
Göklere ve yere bakıp ibret almayan, kalbi gaflette olandır; tefekkür, imanı güçlendirir.
«Gece ile gündüzün ardı ardına gelişi» ifadesi, evrendeki değişmez kanunun (sünnetullah) delili olarak zikredilir; bu düzenlilik, kör tesadüfle açıklanamaz.
Akıl sahipleri, kâinattaki nizam ve intizamdan yaratıcının varlığına ve birliğine ulaşır; bu, aklî delillerin en açık olanıdır.
«Göklerin ve yerin yaratılışında akıl sahipleri için ibretler vardır» — Allah'ın kudretini gösteren âyetleri tefekkür etmek, ulü'l-elbâbın (derin akıl sahiplerinin) alametidir.