Hadis
Nebevî Miras ve Şerhler
Her konu başlığı ayrı çerçevede; seçin, ilgili bölüme gidin.
Hadis ve sünnet kapısı — selefin sözü, kaynağıyla10 nakil
إنَّ هذا العِلمَ دِينٌ، فانظُروا عمَّن تأخُذون دينَكم
Şüphesiz bu ilim dindir; öyleyse dininizi kimden aldığınıza bakın.Muhammed b. Sîrîn (Ebû Bekr) — el-Avâsım ve'l-Kavâsım fi'z-Zebbi an Sünneti Ebi'l-Kāsım (thk. Şuayb el-Arnaût) · thk. Şuayb el-Arnaût · Müessesetü'r-Risâle (Beyrut), 1415 · c. 2, s. 234
tam künye ve kuyûd →أَدْرَكْتُ بِالْمَدِينَةِ مِائَةً كُلُّهُمْ مَأْمُونٌ. مَا يُؤْخَذُ عَنْهُمُ الْحَدِيثُ. يُقَالُ: لَيْسَ مِنْ أهله
Medine'de hepsi güvenilir yüz kişiye yetiştim; buna rağmen onlardan hadis alınmazdı. "Bu işin ehli değildir" denirdi.Ebû'z-Zinâd Abdullah b. Zekvân (Ebû'z-Zinâd) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 15 · no. Mukaddime, bâb 5 — Nasr b. Alî el-Cehdamî > el-Asmaî > İbn Ebi'z-Zinâd rivayeti
tam künye ve kuyûd →إِنَّمَا كُنَّا نَحْفَظُ الْحَدِيثَ. وَالْحَدِيثُ يُحْفَظُ عَنِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. فَأَمَّا إِذْ رَكِبْتُمْ كُلَّ صعب وذلول، فهيهات
Biz hadisi ezberlerdik; hadis Rasûlullah'tan (s.a.v.) titizlikle ezberlenirdi. Ama siz her zoru ve kolayı (her yolu) mübah görünce, artık heyhât!İbn Abbâs (Ebü'l-Abbâs) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 13 · no. Mukaddime, bâb 4
tam künye ve kuyûd →التَّكْذِيب بِحَدِيث رَسُول الله - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم َ - نفاق
Rasûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hadisini yalanlamak nifaktır.Muâz b. Cebel (Ebû Abdirrahmân) — el-Hüccetü fî Beyâni'l-Mahacce ve Şerhi Akîdeti Ehli's-Sünne · thk. Muhammed b. Mahmûd Ebû Rahîm (2. cilt) · Dâru'r-Râye (Riyad/Suudi Arabistan), 1419 · c. 2, s. 531 · no. 519 civarı
tam künye ve kuyûd →مَا رَأَيْتُ ابْنَ الْمُبَارَكِ يُفْصِحُ بِقَوْلِهِ: كَذَّابٌ إِلَّا لِعَبْدِ الْقُدُّوسِ. فَإِنِّي سمعته يقول له: كذاب
İbnü'l-Mübârek'in "yalancı" sözünü açıkça söylediğini yalnız Abdulkuddûs hakkında gördüm; ona "yalancı" dediğini bizzat işittim.Abdurrezzâk es-San'ânî (Ebû Bekr) — Sahîh-i Müslim · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkî · Matbaatü Îsâ el-Bâbî el-Halebî (Kahire), 1374 · c. 1, s. 26
tam künye ve kuyûd →بَيْنَنَا وَبَيْنَ القوم القوائم يعني الإسناد
Bizimle o topluluk arasındaki direkler (vardır) — yani isnâd.Abdullah b. el-Mübârek (Ebû Abdirrahmân) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 15 · no. Mukaddime, bâb 5 — Muhammed b. Abdillah > el-Abbâs b. Ebî Rizme rivayeti
tam künye ve kuyûd →الإِسْنَادُ مِنَ الدِّينِ. وَلَوْلَا الإِسْنَادُ لَقَالَ مَنْ شَاءَ مَا شَاءَ
İsnâd dindendir. İsnâd olmasaydı, dileyen dilediğini söylerdi.Abdullah b. el-Mübârek (Ebû Abdirrahmân) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 15 · no. Mukaddime, bâb 5 — Muhammed b. Abdillah b. Kuhzâz > Abdân b. Osmân rivayeti
tam künye ve kuyûd →إِنْ كَانَ صَاحِبُكَ مَلِيًّا فَخُذْ عَنْهُ
Eğer arkadaşın (bu işin ehli olacak kadar) sağlamsa, ondan al.Tâvûs b. Keysân (Ebû Abdirrahmân) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 15 · no. Mukaddime, bâb 5 — ed-Dârimî > Mervân ed-Dımaşkī > Saîd b. Abdilazîz > Süleymân b. Mûsâ rivayeti
tam künye ve kuyûd →لَا يُحَدِّثُ عَنِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وسلم إلا الثقات
Rasûlullah'tan (s.a.v.) ancak sikalar (güvenilir râvîler) rivayet eder.Sa'd b. İbrâhîm (Ebû İshâk) — Sahîh-i Müslim (thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī) · thk. Muhammed Fuâd Abdülbâkī · Matbaatu Îsâ el-Bâbî el-Halebî ve Şürekâüh (Kahire), 1374 · c. 1, s. 15 · no. Mukaddime, bâb 5 — Ebû Bekr b. Hallâd > Süfyân b. Uyeyne > Mis'ar rivayeti
tam künye ve kuyûd →إِذا حدثت الرجل بِالسنةِ فَقَالَ: دَعْنَا من هَذَا وَحدثنَا الْقُرْآن فَأعْلم أَنه ضال
Bir adama sünnetten bahsettiğinde "Bunu bırak, bize Kur'ân'ı anlat" derse, bil ki o sapmıştır.Eyyûb es-Sahtiyânî (Ebû Bekr) — el-Hüccetü fî Beyâni'l-Mahacce ve Şerhi Akîdeti Ehli's-Sünne · thk. Muhammed b. Mahmûd Ebû Rahîm (2. cilt) · Dâru'r-Râye (Riyad/Suudi Arabistan), 1419 · c. 2, s. 531
tam künye ve kuyûd →